Prof Dr.Erkan Topuz ağız yaraları radyoterapi ve kemoterapinin en sık rastlanan yan etkilerinden biridir diyor ve ekliyor.Karadut şurubu ve papatya çayı içmek ağız yaralarını engeller.Diyabetik dondurma ve buz tabletleri yaraların acı ve ağrısını hafifletiyor.
Tükürük bezi kanseriyim.Nasıl beslenmeliyim?
52 yaşındayım.7 ay önce parotis(tükürük bezi) tümörü nedeniyle ameliyat oldum.40 gün sonra 30 seans radyoterapi gördüm.Yutkunma güçlüğü ve tat alamama şikayetlerim zaman içinde biraz düzeldi.Fakat iştahsızlık ve kilo kaybı sorunum devam ediyor.Bağışıklık sistemimi nasıl güçlendirebilirim?Bir de nasıl bir beslenme programı uygulamalıyım.
CEVAP:
Parotis tümörleri ameliyatla en geniş şekilde çıkarılmalı.Cerrahi hudutlar temizse radyoterapiye gerek duyulmayabilir.Ama hudutlardan şüphe ediliyorsa ve tümör lenflere atladıysa önce lenf temizliği ardından da radyoterapi yapılmalı.Radyoterapinin sebep olduğu ağız yaraları ve ağız kuruluğuna karşı doktorunuza danışarak günde 10 grama kadar L glutamin kullanın.
Buz tabletleri ve diyabetik dondurma ağzınızdaki yaraların ağrı ve acısını hafifletebilir.Ağız hijyeni için karadut şurubu ve yeşil çay tüketin,ağzınızı karbonatlı suyla çalkalayın;yumuşak bir diş fırçası kullanın;günde 1-2 tane omega 3 ve 800 ünite E vitaminini ağzınızda kırarak çevirin.Radyoterapi,çene eklemlerini etkileyerek ağzın tam olarak açılmamasına sebep olabilir.Bu durumda üniversite hastanelerindeki baş-boyun bölümüyle uğraşan plastik cerrahlarına baş vurun.Ayrıca radyoterapi diş çürümelerini hızlandırabilir.
Diş çürüğünüz varsa tedaviniz üniversitelerdeki diş hekimliği fakültelerinde yaptırın.Baş-boyun tümörlerinde beslenme çok önemlidir.İlk zamanlarda çiğneme zorluğu olduğu için sebze ve et çorbalarını ön planda tutun.Bol bol ekmek kabuğu,esmer pirinç ve bulgur tüketin.Eğer günlük kalori miktarınız düşükse bitter çikolata yiyin.Bitter çikolata kanserle savaşan önemli maddeler içermesi bakımından da yararlıdır.Fakat içinde bakır olduğu için aşırı miktarda tüketmeyin.
Yumurta beyazı,yulaf ezmesi,esmer pirinç ezmesi yiyin.
Asitli meyveleri tercih etmeyin.Özellikle elma,ananas,avokado,vişne,kara üzüm,kızılcık,kayısı suyu için.Günde 2 bardak domates suyu içmeyi ihmal etmeyin.
Beta karoten den yana zengin olan kiraz,vişne,çilek,böğürtlen,karpuz,elma gibi kırmızı meyvelere ağırlık verin.
Havuç ve suyunu günlük diyetinizden eksik etmeyin. Bol bol yoğurt,beyaz peynir,çökelek ve lor yiyin.
Eşime radyoterapi yapılması doğru mu?
Eşim 3 yıl önce mesane kanseri ameliyatı oldu.Ardından 4 kür kemoterapi aldı ve sağlığına kavuştu.Fakat 2 ay önce ultrasonda sol böbreğinde hidroneftoz (idrar yolu tıkanıklığı nedeniyle böbreğin şişmesi)sağ böbreğinde de küçülme tespit edildi.Bunun üzerine batın MR ı çekildi ve metastaz belirlendi.Fakat MR da da sol böbrekte
hidroneftoz ve böbrekten aşağıya inen idrar yolunda daralma görüldü.
Bel bölgesi ve bacaklarında ağrı olduğu için kemik sintigrafisi ve bel MR’ı çekildi.Malesef L4 Omurga kemiğinde tümör saptandı.İdrarda bulunan kreatinin 4.9 a çıktığı için sol böbreğine tüp takıldı.15 günde kreatinin ancak 3.6 ya düşebildi.Kreatinin değerleri sabit seyrettiğinden hastaneden çıkarıldı.Acaba sabit ama yüksek kreatinle radyoterapi yapılması doğru mu?Radyoterapiden sonra eşim iyileşir mi?Nasıl beslenmesini tavsiye edersiniz?
CEVAP:Eşinizin tedavisi sırasında çok dikkatli olmak gerekir.Radyoterapi sırasında doktor böbrekleri korur ama çok düşük dozda da olsa böbrekler radyasyon alabilir.Ağrı fazla ise radyoterapi fayda sağlar.Ama biraz daha bekleyip üre ve kreatinin düştükten sonra radyoterapiye başlamak daha sağlıklı olacaktır.Radyoterapi bittikten sonrada üre ve kreatinin normale inerse kemik metastazına yönelik kemik güçlendirici tedaviye başlamak gerekir.
Batında olası bir nükse karşı yeni bir kemoterapiye ihtiyaç duyulabilir.Böbreğe toksit olabileceği için kemoterapi seçiminin çok dikkatli yapılması lazım.Genel durumunu toparlamak için eşiniz bol bol balık yesin.Beta karotenden zengin kırmızı meyve ve sebzeleri tüketsin.Diyabet yoksa havuç suyu içsin.Sigaradan ve katkı maddesi içeren gıdalardan uzak dursun.Kilo kaybı varsa omega 3 alsın.Üre,kreatinin değerleri normale gelene kadar toksit gıdalar ve bilmediği ilaçlardan kaçınsın.
Böbreklerin durumu nedeni ile sıvı alımı ölçülü olmalı.Çünkü fazla miktarda sıvı böbrekleri yorabilir.Doktorunuza danışarak eşiniz günde 1-1,5 litre su içsin.
Prof.Dr Erkan Topuz’un Posta gazetesinde yayınlanan yazı dizisinden derlenmiştir.
0 yorum:
Yorum Gönder
Hesabınız yoksa ,Yorumlama biçimini Anonim seçerek yorum yapabilirsiniz.